Sağlıklı Zayıflama ve Beslenme – Metabolic Balance – Lazer Epilasyon (Alexandrite Lazer ve Soprano Diod Ütüleme Buz Lazer) – Bölgesel İncelme (Vellashape-Radyofrekans-Kavitasyon-Carboksiterapi-Mezoterapi)- Antiaging (Botoks-Dolgu-İple Yüz ve Boyun Germe-Işık Dolgusu-Kalıcı Makyaj-Medikal Cilt Bakımı-Kimyasal Peeling-Saç Mezoterapisi-Dermaroller)

  • Çikolata içerdiği fenolik bileşiklerden flavanoidler antioksidan bir yapıya sahiptir.
  • Flavanoidler meyve ve sebzelerde, çayda ve çikolatada bulunur.
  • Kalp ve damar hastalıklarında özellikle bitter çikolatanın kullanımı koruyucu etki göstermektedir. Bu özelliği ile antikanserojen etki gösterir.
  • Kakao kırmızı şaraba oranla iki; yeşil çaya oranla üç kat daha fazla antioksidan bileşen içermektedir.
  • Salgıladığı endorfin ile mutluluk sebebi olan çikolatanın da mutlaka tüketilirken porsiyon kontolüne dikkat edilmelidir.
  • 1 madlen çikolata yaklaşık 60 kalorilik bir meyvenin diyetinizden çıkarılması demektir.

http://www.nutrasystem.com.tr/

çikolata

Aynı boy ve kilodaki iki kişinin görüntüsü çok farklı olabilir.Bu noktada yağ yüzdeniz diyetinizde dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biridir.Obezitenin yaygınlaştığı şu günlerde yağ yüzdenize kilonuzdan daha çok dikkat etmeniz gerekir.Dünya Sağlık Örgütüne göre yağ yüzdesinin %23 ile %33 aralığında olması gerekir.Kas ise kg olarak 15.6-26.8 aralığında olmalıdır.Yaş ve cinsiyete göre bu aralıklar değişmektedir.Doğru bir diyette hedef yağ kayıplarıdır.Kaslarınızı korumak ise en doğrusudur. İdeal yağ oranı kadınlarda yüzde 25, erkeklerde yüzde 15’dir.Yağ oranı arttıkça başta obezite olmak üzere kardiyovasküler hastalıklara alt yapı hazırlamaktadır.
Karbonhidratlardan sonra vücudun ikinci enerji kaynağı olan yağlar; (A,D,E ve K) gibi yağda eriyen vitaminler, yedek enerji depomuz olması, organların korunması gibi görevler üstlendiğinden vücudumuzun yegane ihtiyaçlarından. Vücuttaki yağ miktarının, sağlığı etkileyecek şekilde artışında ise kişilerin obezite olması kaçınılmaz oluyor.Bu sebeple vücudumuzda yağlarada ihtiyacı vardır.

cvcv

Diyet örüntüsünde doymuş yağlar (tereyağ,krema,kaymak,kuyruk yağı,margarin..vb) hayvansal ürünlerde bulunan ve bu ürünlerde yapılan besinlerin bileşiminde bulunan yağlardır. Trans yağlar ise,yağların çok yüksek sıcaklıklarda ısıtılması,kızartılması,defalarca kullanılması veya margarinlerin üretimi sırasında bitkisel sıvı yağların kısmi hidrojenasyonu ile oluşabilir.Doymuş ve trans yağlar,LDL(kötü) kolestrolü artırırken HDL(iyi) kolestrolü azaltabilir.LDL kolestrolün damarlarda birikmesine yol açar.Damarlarda biriken kolestrol bir süre sonra kalbe giden kan akımını da engelleyerek halk arasında damar sertliği olarak anılan ateroskleroza neden olur.Bunun sonucunda kardiyovasküler hastalıklara yani kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini de artırır.Bu nedenle doymuş yağlar,sağlıksız olup mümkün olduğu kadar az tüketilmesi gereken yağlardandır.Diyetinizde doymamış yağlardan olan zeytinyağı,omega 3-6 gibi yağlara yer vermeniz gereklidir.

Dövmenin içerdiği sıvı karbon molekülü içeren bir boyadır ve vücutta hücre içine çöktüğü için vücut bunu dışarı atamaz. Lazer ışını bu boya partiküllerince emilince patlar ve bu karbon molekülleri hücre dışına çıkar. Hücre dışında vücuttaki çöpçü hücrelerce toplanarak vücuttan uzaklaştırılır. Bu uzaklaştırma süresi iki seans arasıdır ve ortalama en az 1 ay süre almaktadır.

gfhgh

Lazer uygulamasından hemen sonra dövme rengi beyaz ya da ten rengine döner. Dövmenin bölgesi kabarabilir yada etrafında hafif bir kızarıklık olabilir. İlk gün dövmeli bölge antibiyotikli krem sürerek pansumanla kapatılır. Ertesi gün ciltte kabuklanma ya da pullanma olur. Günlük antibiyotikli krem kullanımı tavsiye edilir ve kabuklanmalar genellikle 3-7 gün içinde geçer. Dövme renginin büyük oranda açıldığı görülür ve dövme içinde yuvarlak halkalar şeklinde cilt ten rengine geri dönmeye başlar. Her seans sonrası aynı görünüm oluşur. Ama özellikle ilk 3 seanstan sonra dövmedeki boya ciddi miktarda azaldığı için kabuklanma ve kabarıklıklar minimal olur ya da olmayabilir.

Dövme sildirme için lazer uygulaması ağrı eşiği kişiden kişiye farklılık gösterse de temel olarak ağrılı bir işlemdir. Bu yüzden işlem öncesi lokal anestezik uygulaması ya da krem uygulaması işlemin acısız olmasını sağlar. Her bir seans dövmelerin büyüklüğüne göre 1-30 dk arası sürer. Uygulama 3-6 hafta ara ile 6-8 seans yapılır. Lazer ışınına duyarlılığı; Dövmede kullanılan boya türleri farklılık gösterebilir.

http://www.nutrasystem.com.tr/2016/07/27/izmir-dovme-silme/

LİGHT GÜLLAÇ

1 porsiyon: 232 kalori
8 servis
Hazırlık Süresi: 30 dakika
Pişirme Süresi: 10 dakika

Güllaç

Malzemeler:
. 4 yaprak güllaç yaprağı
. 2,5 su bardağı inek sütü (az yağlı)
. 3 porsiyon gülsuyu
. 5 yemek kaşığı ceviz (çekilmiş)
. 10 adet tatlandırıcı çeşitleri

Yapılışı:
Sütü kaynatın. Kaynayınca ateşten alın. Tatlandırıcıyı ilave edip iyice karıştırın. Ilımaya bırakın. Ilık sütü geniş bir tepsiye dökün ve güllaç yapraklarını teker teker tepsiye yatırın. İyice yumuşamadan tepsiden alın. İki eşit parçaya bölüp ikiye böldüğünüz yapraklardan birisini ikiye katlayın. Ortasına biraz ceviz koyduktan sonra bohça şeklinde sarın. Bohça şeklindeki güllaç yapraklarının kıvırdığınız tarafı alta gelecek şekilde servis tabağına yan yana dizin. Güllaçların üzerine gül suyunu kalan sütü dökerek iyice çekmesini sağlayın. 30 dakika kadar bekledikten sonra servis yapın.
Afiyet olsun.

1 porsiyon:
36 g karbonhidrat
6 g protein
10 g yağ
0 lif içerir.

Karpuzun yalnızca lezzetli bir meyve değil, doğru tüketildiğinde yazların vazgeçilmez bir besin desteği olduğunu söylemeliyiz. Ancak unutmamak gerekir ki, meyve, şekerin kılık değiştirmiş halidir. O bakımdan, hangi meyve olursa olsun, “sağlıklıdır-doğaldır” diyerek bilinçsizce tüketmek iştahınızı tetikleyebilir ve hatta vücudunuzda yağa dönüşebilir. O yüzden her besinde olduğu gibi karpuzun ne olduğunu anlamak ve nasıl tüketeceğimizi bilmek de çok önemli.

nutra

Karpuzun su kaybını engellemek için tüketilebilecek bir meyve olduğunu biliyoruz. Ancak bunun yanı sıra bazı araştırmalar, astımdan kalp çarpıntılarına, diyabetten kolon kanserine kadar pek çok hastalıkta yardımcı rol oynadığını kaydediyor.

Tatlı, sulu karpuz içeriğinde pek çok antioksidan yani kansere karşıt madde taşıyor. Bununla beraber harika bir Vitamin C ve A kaynağı olduğunu da söyleyebiliriz. Karpuzun iddialı rengi ise bizlere onun aynı zamanda bir betakaroten kaynağı olduğunu da anlatmakta..

Karpuz aynı zamanda konsantre edilmiş bir karoten kaynağı. En son araştırmalar gösteriyor ki, karpuz her hangi bir taze meyve yahut sebzeden fazla karoten unsuru içermekte. Bu da kanserin belirli çeşitlerinin oluşumunu azaltmada etkili.

Karpuzun iyi bir B6, B1 vitamini deposu olduğunu da söyleyebiliriz. İçerdiği potasyum ve magnezyum mineralleri ile bir maden deposu gibi. Bir ay dilimi karpuzun 48 kalori olduğu düşünüldüğünde, “DOĞRU TÜKETİLDİĞİ ZAMAN” diyet mönülere uygun bir gıda olduğunu da söylemek mümkün.

http://www.nutrasystem.com.tr/

Şekerin kilo alma üzerinde bu kadar etkisi olmasına şaşırmamalı. Aslında son yapılan bir araştırmaya göre şeker tüketimi kilo durumundan çok düşünsel işlev bozukluğuna neden olabiliyor…

b

Ama “yüksek şeker” kavramına aşina olsanız da, şekerin beyninizi nasıl etkileyebileceğinin farkında olmayabilirsiniz. İşte o etkiler;

Şeker, yeme isteğini artırır.

Amerikan Klinik Beslenme dergisinin bir çalışmasına göre; şeker beynin ödül merkezini uyararak abur cubur yeme isteğinizi artırıyor. Böylece daha fazla şeker yiyor ve devamlı olarak bir şeyler yeme ihtiyacı hissediyorsunuz. Bu tamamıyla bir kısır döngüye dönüşüyor.

Hafızanıza kısa sürede zararlar verebilir…

Bir araştırmaya göre en az bir ay boyunca şeker ve doymuş yağ oranı yüksek olan yiyecekler tüketen kişiler hafıza testlerinde, tüketmeyenlere göre daha kötü performans göstermişlerdir. Ayrıca Amerikan Beyin, Davranış ve Bağışıklık dergisinde yayınlanan bir makaleye göre, sadece bir hafta bile yüksek şekerle beslenmenin hafızayı bozabilmede yeterli olduğu anlatılmaktadır.

Bu sebeple şeker tüketimine mümkün olduğu kadar dikkat edilmeli ve şekerden uzak durulmalıdır.

NUTRA SYSTEM | İzmir Beslenme Danışmanlığı

http://www.nutrasystem.com.tr/

Yaz aylarının gelişi çocuklardaki dondurma hevesini kabartmaya başladı bile. Sadece çocuklar mı ? Sanırım hayır.

Bir top dondurma yesem diyetimi bozar mıyım? Light olanından mı yesem? Yoksa meyveli olanlar daha mı masum? diye bir sürü soru yaz gelirken kafaları karıştırır… Dondurma Dünyanın en sevilen tatlılarından biridir. Günümüzde büyük küçük herkesin damak zevkine hitap edecek çeşit çeşit dondurmalar üretilmektedir.

Ülkemizde genelde yazın keyifle tüketilen dondurma aslında yaz kış sofraların hafif tatlı alternatifi olabilir. Dondurma besleyici bir besin, tatlı alternatfileri arasında sütlü tatlılar kategorisinde doğru bir seçimdir.

aaaadsads

Dondurma; içerdiği protein, karbonhidrat ve yağın yanında; A, C, D, E ve B grubu vitaminleriyle kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi minerallerden zengin bir tatlıdır.

Bu nedenle birçok tatlıya göre dondurma son derece besleyici özelliklere sahiptir. Aslında, diğer tatlılara bakıldığında kalori içeriği son derece düşüktür. Eşit miktarlarda (100 gr) baklava 427 kalori, sütlü çikolata 537 kalori enerji içerirken, kremalı dondurma yaklaşık 188 kalori ve meyveli dondurmalar 132 kaloridir.

Azı karar çoğu zarar mantığını unutmayın. Dondurma üzerine eklenen fındık, fıstık, soslar ve servis edildiği külahlar veya kağıt helvalarla kalorisi artabilirken,light olanları meyve salatası şeklinde sunulduğunda oldukça makul seçimler olabilir. Bu nedenle dondurma yaz kış tatlı alternatifi yerine haftada 1-2 kez tüketilebilir. Light olanları tercih etmeniz daha büyük porsiyonlar yemeniz anlamına gelmez. Kalori kısıtlaması yaparak kilo kontrolünüze yardımcı olmak adına light alternatifleri tecih edebilirsiniz.

Dondurma tüketilirken dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri ise; 

Dondurmanın sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlanıp hazırlamamasıdır. Süt mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortamdır. Kolay bozulur ve sağlık için tehlikeli bir duruma gelir. Bu nedenle dondurmaların mutlaka pastörize sütten yapılmış olması gerekmektedir. Hijyenik koşullarda üretilmemiş veya saklanmamış dondurmalarda Salmonella riski doğabilmektedir. Ayrıca güvenilir olmayan yerlerden veya sokak satıcılarından alınan dondurmalara da dikkatli yaklaşılmalıdır. Paketlemiş ve etiketlenmiş dondurmaların bulunduğu soğutucuların, yeterli soğuklukta ve çalışıyor olması da göz ardı edilmemelidir. Üretim sırasında Gıda Kodeksine uygun olan katkı ve renk vericilerin kullanılması, paketleme ve etiketlemelerin titizlikle yapılmış olması, üretim sonrası dağıtımda da soğuk zincire uyulması büyük önem taşımaktadır.

Bütün bunlar göz önünde bulundurularak dondurmayı gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz. Afiyet olsun..

http://www.nutrasystem.com.tr/

 

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 2.190 takipçiye katılın