Sağlıklı Zayıflama ve Beslenme – Metabolic Balance – Lazer Epilasyon (Alexandrite Lazer ve Soprano Diod Ütüleme Buz Lazer) – Bölgesel İncelme (Vellashape-Radyofrekans-Kavitasyon-Carboksiterapi-Mezoterapi)- Antiaging (Botoks-Dolgu-İple Yüz ve Boyun Germe-Işık Dolgusu-Kalıcı Makyaj-Medikal Cilt Bakımı-Kimyasal Peeling-Saç Mezoterapisi-Dermaroller)

Archive for Mart, 2015

NUTRA SYSTEM UZMANLARI LAZER EPİLASYON HAKKINDA MERAK EDİLENLERİ CEVAPLIYOR?

(Bilgilendirme Amaçlıdır.)

http://www.nutrasystem.com.tr/

LAZER EPİLASYON NEDİR?

Lazer epilasyon, çağımızın modern epilasyon yöntemidir. Bu yöntem istenmeyen tüylerden kurtulmak için hızlı ve sağlıklı bir yoldur. Sadece bayanlar değil, erkeklerinde lazer epilasyon yöntemi ile istemedikleri tüylerden kurtulmak için epilasyonu tercih etmektedirler.

http://erkek-lazer-epilasyon.com/

Lazer epilasyon kılların rengini veren melanin adlı maddeyle lazer ışınının etkileşmesi sonucunda kıl üretimini gerçekleştiren kıl kökü tahrip edilerek kıl üretmesi engellenir. Lazer epilasyonda başarılı sonuçlar alabilmek için cilt rengi ve kıl yapısına en uygun lazer tipinin ve dozunun seçilmesi önemlidir. Bununla birlikte uygulanan vücut bölgesi, kıl kalınlığı, kıl rengi gibi faktörler de lazer epilasyonun başarısına etki etmektedir.

B

LAZER EPİLASYON UYGULAMASINDA ALINAN SONUÇLAR KALICI MIDIR?

Evet. kökleri tahrip edilen kıllar bir daha çıkmamaktadır. FDA tarafından da onaylanan bu durum, uzun süreli klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır.

LAZER EPİLASYONDA UYGULANAN YÖNTEMLER NELERDİR?

Lazer epilasyon amaçlı kullanılan lazerler

1 – Alexandrite Lazer Epilasyon

2 – Buz Lazer Epilasyon (diode,ütüleme)

3 – N-yağ olarak sayılabilir.

Bu lazerlerin isimleri yaydıkları enerjinin dalga boylarına göredir. Uzman ekimin muayenesinden sonra cilt tipi ve kıl tıp belirlenir ve hangi yöntemin uygulanacağı belirlenir?

LAZER EPİLASYON ÖNCESİ TEST ATIŞI YAPILIR MI?

Lazer epilasyon öncesinde mutlaka uzman görüşmesi  yapılmalıdır. Bu görüşmede uygulamanın yapılacağı bölgede kıl ve tüy yapısı belirlenir, lazere uygunluk ve olası sonuçlar üzerine konuşulur. Görüşmede, uygulamanın yapılacağı kişi, uzmana tıbbi geçmişini, beklenti ve sorularını da bildirmelidir.

Görüşme sonucunda, lazer epilasyon için uygun lazer tipi ve uygun doz belirlenir. Lazer epilasyon öncesi uzman gerek görürse kişilere test uygulaması yaparak lazer epilasyonun cilt ve kıllar üzerindeki etkisini test eder.

LAZER EPİLASYON NE SIKLIKTA YAPILIR, SEANSLAR NE KADAR SÜRER?

Lazer uygulamaları 4-6 haftada bir yapılmalıdır. Kıl köklerinin pigmentinin yeterli derecede olması için bu süre gereklidir. 4 haftadan erken 6 haftadan geç olmamalıdır. Seans süresi dudak üstü gibi bölgelerde 5-10 dakika iken, tüm bacak ve sırt gibi geniş alanlarda 30-90 dakika arasıdır.

LAZER EPİLASYON HANGİ KIL YAPISINDA ETKİLİDİR?

Kıl köklerindeki pigment lazer epilasyon tedavisi için önemlidir. Bu yüzden siyah veya kahverengi tüyler tedaviye iyi yanıt veren guruptur. Beyaz ve gri tüyler lazer epilasyon tedavisi yanıt vermez.

LAZER EPİLASYON UYGULAMASINDAN SONRA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Normal günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. İlk gün sıcak suya temas edilmez ve ılık bir duş alınabilir. Lazer epilasyon uygulanan bölgeye cilt tipi ne olursun olsun UV ışınlardan korumak amacıyla kış dahil olmak üzere mutlaka yüksek koruma faktörlü ürün kullanılması tavsiye edilir.

LAZER EPİLASYON İLE İĞNELİ EPİLASYON ARASINDAKİ FARK NEDİR?

İğneli epilasyonda kıl köklerine elektrik akımı verilerek kıl kaybı sağlanır. Bu yöntemde uygulama tek tek kıl köklerine yapılmaktadır. İğneli epilasyon genellikle lazer epilasyonun görmediği, ince tüy ve beyaz kıllar için kullanılmaktadır.

LAZER EPİLASYON UYGULAMA DÖNEMİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Lazer epilasyon tedavi süresince ağda, sir ağda, cımbız, iğneli epilasyon ve depilasyon cihazlarını kullanmayın.

LAZER EPİLASYON SEANSINDAN SONRA GÖRÜLECEK KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

İşlem sonrası ortaya çıkabilecek kısa süreli yan etkisi deride kızarıklık ve kıl köklerinde ödemdir. Bu yan etki 1 – 2 saat içinde kaybolur. Çok hassas ciltlerde birkaç gün sürebilir. Lazer Epilasyon yöntemi deri kanseri yapmaz, iç organlara zararı yoktur.

LAZER EPİLASYON YAZ AYLARINDA DA UYGULANABİLİR Mİ?

Buz lazer diode ütüleme epilasyon yöntemi dışındaki diğer lazer yöntemlerinde yaz döneminde cilt bronz ise lazer epilasyon uygulaması yapılmamalıdır. Buz lazer diode ütüleme epilasyon yöntemi, sıcak ve güneşli iklimler için üretilmiş, güneşten etkilenmez, leke yapmaz. Dolayısıyla yaz aylarında güvenle uygulanabilmektedir.

http://www.buzlazerepilasyon.com/

LAZER EPİLASYON HANGİ YAŞTAN İTİBAREN UYGULANABİLİR?

Psikolojik ve fiziksel olgunluğa ulaşmış her yaş grubuna yapılabilir.

LAZER EPİLASYON UYGULAMASINDA İLK SEANSDAN İTİBAREN SÜREÇ NASIL İŞLER?

Doğru uygulama yapılırsa tüylerin bir kısmı hemen dökülür. Kalan tüylerin büyük bölümü ise 1-2 hafta içinde deriden atılır. Üçüncü ve dördüncü seanslardan sonra tüylerde belirgin azalma ve mevcut tüylerde incelme gözlenir. 8-10 seans sonrasında tüyler yıllarca çıkmayacak şekilde azalır. Hastaya bitme garantisi verilemez. Tedaviden sonra az miktarda çıkan tüyler ince ve çok açık renklidir. Bu süreç kişiye rahatsızlık vermez.

LAZER EPİLASYON NEDEN UZUN SEANSLAR GEREKTİRİR?

Bütün lazer epilasyon cihazları tüylerin aktif dönemine etkilidir. Dinlenme fazındaki tüy kökleri lazer epilasyondan etkilenmez. Vücuttaki tüyler değişik dönemlerde aktif faz ve dinlenme fazına girerler. Lazer epilasyon uygulama esnasında aktif kılları etkiler. Bir süre sonra dinlenme fazındaki tüyler aktif hale gelir. Bir sonraki uygulamada da bu tüyler yok edilir.

ERKEKLERDE LAZER EPİLASYON MÜMKÜN MÜDÜR?

http://www.nutrasystem.com.tr/?title=erkek_lazer_epilasyon&m=Sayfalar&id=233&ek=32&m_id=232

Erkek estetiğinde en fazla ilgi gören konuların biriside istenmeyen tüylerden kurtulmak. Özellikle erkeklerin rahatsız olduğu bölgeler; elmacık kemiği, kaş arası, ense, boyun, kol, koltuk altı, özel bölge(genital) omuz, sırt, göğüs ve bacak bölgelerindeki kıllardan oluşuyor. Günümüz koşullarında erkekler, istenmeyen tüy ve batıklardan kurtulmak için lazer epilasyon tedavisine büyük ilgi göstermektedirler.

Erkekler, lazer epilasyon uygulamalarında kadınlara göre büyük avantaja sahiptirler. Kalın kıl kökleri, lazer ışınının enerjisinden daha fazla etkilendiğinden, işlem kıl köküne daha fazla tahribat yapmaktadır. Buna bağlı olarak erkek hastaların tedaviye hızlı cevap verdiği söylenebilir.

Lazer epilasyon yöntemi ile ortalama 6-8 seans gibi bir süreçte kıl kökleri tahrip edilerek tüylerin yok edilmesi hedeflenir. Kişi seyreltilmesini istiyorsa, uygulama 3 veya 4 seans yapıldıktan sonra bırakılarak kılların seyreltilmesi ve daha zayıf hale getirilmesi mümkündür.

Lazer Epilasyon uygulamasında erkekler ve kadınlar arasında farklılık yoktur. Hatta erkeklerin genelinde kıl köklerinin sert ve kalın olması, lazer ışını enerjisinden daha fazla etkilenir. Bu da  erkekler için lazer epilasyon uygulamasında  bir avantajdır. Günümüzde uygulama yaptıranların yaklaşık %35-40 erkeklerdir.

Reklamlar

ZAYIFLAMA DA….METABOLİC BALANCE PARMAK İZİ YÖNTEMİ

 
Metabolizmayı dengeleyen metabolik balans yöntemi, inatçı kilolardan kurtarırken insülin direnci, metabolik sendrom, obezite ve tiroid hastalıklarının tedavisine de katkı sağlıyor.
 
 
 
Metabolizmayı dengeleyerek hem bir takım hastalıkların tedavisine destek olan hem de çeşitli nedenlerle verilemeyen kiloları verdiren yöntem, programın eğitimini alan doktorlar ve diyetisyenler tarafından uygulanıyor.

İŞTAHSIZ ÇOCUKLARDA BESLENME TEDAVİSİ   

İştahsızlık, yeme isteğinin azalması veya kaybolması olarak tanımlanmaktadır. Her yaş grubunda görülebildiği gibi çocukluk çağında %20-35 aralığında görülmektedir. Özellikle 9 ay- 2 yaş grubu çocuklarda çok sık görülen iştahsızlık tedavi edilmesi gereken bir beslenme sorunudur.

* Yeme problemleri olan çocukların olmayan çocuklara göre daha zayıf ve kısa boylu oldukları saptanmıştır.

hg

Çocuklarda Görülen İştahsızlığın Nedenler:

  1. Fizyolojik: Hastalık etkeni olmaksızın karşılaşılan adaptasyon sorunları; diş çıkarma, püre besinlerden katı besinlere geçme, yeni tatların denenmesi, tat ve kıvama alışamama vs.
  2. Patolojik: Hastalık etkenlerine bağlı olarak gelişir; besin alerjileri, çölyak, demir eksikliği anemisi, parazitler, kabızlık, akut veya kronik enfeksiyonlar, tümörler, kalp yetmezliği vs.
  3. Psikolojik: Daha çok çocuğun aile ve çevresiyle ilgili yaşadığı durumlar; anne-çocuk ilişkisi, ailelerin yanlış beslenme alışkanlıkları, zorlayarak yemek yedirme, besinler arası geçişin çocuğu zorlaması, anne ve babanın boşanması, öğünün özellikleri, çocuğun karakteristik özellikleri vs.

* 3 haftadan uzun süren iştahsızlığın altında genellikle tüberküloz, kalp ve karaciğer hastalıkları, kronik enfeksiyonlar, gastrik reflü, kronik böbrek yetmezliği, bazı doğumsal metabolik hastalıklar vardır. Böyle bir durumda mutlaka doktor ile görüşülmelidir.

*Çocuklar büyüdükçe ihtiyaçları yavaşça azalır, öğün saatleri azalır.

İştahsız Çocuğa Yapılması Gerekenler:

  1. Yemekten Önce Yapılması Gerekenler:

Sofraya oturmadan önce çocukla oyun oynayın.

Düzenli olarak aktivite yapmasını sağlayın.

Yemekten önce şeker, çikolata gibi abur cubur besinler vermeyin.

Yemekten önce çocuğun aç olduğundan emin olun.

Birlikte yemek yapın.

  1. Yemek Sırasında Yapılması Gerekenler:

Yemekleri çocuğa ödül veya ceza unsuru olarak göstermeyin.

Çocuk açlık belirtileri göstermiyorsa yedirmeye çalışmayın.

Israr etmeyin ve sakin davranın.

Yemediği besini her sofraya oturuşunuzda tekrar tekrar sunun.

Çocuğun yemekle oynamasına izin verin. 1,5 yaşından sonra çocuğa uygun kaşık ve çatal alın, onunla yemesini sağlayı

Sofrada tüm aile fertlerinin olduğundan ve herkesin aynı yemeği yediğinden emin olun.

Yemek yenirken televizyon gibi çocuğun dikkatini dağıtacak unsurları ortadan kaldırın.

Çocuğun tabağına yiyebileceği miktarda yemek koyun. Yemekler onun çiğneyebileceği kıvamda ve büyüklükte olmalı, aşırı sıcak veya soğuk olmamalıdır.

Çocuğun yarım saat gibi bir sürede yemek yediğinden emin olun.

Doyduğunda yemeye zorlamayın.

  1. aydan itibaren püreli beslenmeye geçin.

‘Yemek sofrada yenir’ mesajını verin.

Yemeği yemiyorsa alternatif yaratmayın, başka yemek önüne sunmayın.

İlk defa tattırılacak besinleri bulamaç halinde değil tek tek deneyin.

Yemediği yemekleri süsleyerek önüne sunun.

Sevdiği yemeklere sebzeleri de dahil edin.

Çocuğun neyi reddettiğini tespit edin. Eğer kaşıkla yemeği reddediyorsa biberona dönün, katı besinleri yemek istemiyorsa püreye geçin.

Fazla süt içmenin de iştahsızlık yaptığını unutmayın ve çocuğa günde 500 ml’ den fazla süt vermeyin.

* Çocuğun büyüme ve gelişimi percentil takibiyle bakılır, iştahsızlığı değerlendirilir.

IŞIK DOLGUSU

 
IŞIK DOLGUSU (facelift)
Işık dolgusu; hyaluronik asitli bir dolgudur. Işık dolgusu hyaluronik asitin yanı sıra 7 aminoasit, 3 anti-oksidan ve nemlendiriciler içerir.  Amino asitler cildin kollajenini artırır ve nem verirler. Böylece cilt beslenerek zaman içinde daha kaliteli hale gelir. Antioksidanlar cildi koruyarak sağlıklı kalmasını sağlar.
09
Neden ışık dolgusu yaptırmalıyız?
Işık dolgusu yüzde aydınlık ve parlak bir görünüm yaratan, aynı zamanda cildin toparlanmasını sağlayan bir dolgu türüdür. Tüm yüze, göz altı ve boyun dahil kullanılabilir.
Işık Dolgusu kalıcılık ve etki süreci nasıldır? 
Işık dolgusunun kalıcılık süresi ortalama 12 – 18 ay civarındadır. Göz çevresini gençleştirmek, halkalalar ve morluklar için uygulanan gözaltı ışık dolgusunun etkisi ise ortalama bir sene sürebilmektedir. Bu süreler kişinin cinsiyetine, yaşına, yaşam koşullarına ve genetik faktörlere göre değişebilmektedir. Tekrar uygulamalar kalıcılık süresini artırmaya yardımcı olmaktadır.
Işık Dolgusunun içeriği nasıldır?
• Aminoasit: Glisin, Lisin, Treonin, Prolin-İsolösin, Lösin, Valin • Mineral: Çinko ve Bakır, Vitamin B6
• Anti-oksidan: Glutatyon, N-asetil-L-sistein, Alfalipoik Asit • Cilt Nemlendirici: Hyaluronik Asit, Arganin
Işık dolgusu uygulamasından önce dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Işık dolgusu öncesinde kan sulandırıcı ilaçlar, vitaminler v.b. kaçınılmalıdır. Aksi takdirde morluklar oluşabilir. Uygulamadan önce doktor ön görüşmesi şarttır.
Gözaltı ışık dolgusunu kimler kullanabilir?
Gözaltı ışık dolgusu özellikle gözaltı çukuru olan kişilere uygulanabilir. Bunun dışında gözaltı derisinin yeniden yapılanmasını sağlayarak göz çevresinin gençleşmesine, gözaltı şişlik, halkalanmalar ve morlukların azalmasına yardımcı olur. 

YAŞLILIKTA BESLENME STRATEJİLERİ

Yaş ilerledikçe vücut kompozisyonu değişmeye, ihtiyaçlar farklılaşmaya başlar. Özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireylerin %25’inde dil ve ağız boşluğundaki tat hücrelerinin fonksiyon ve sayısında azalma görülür, iştah azalmaya başlar. 80 yaş ve sonrasında yağsız doku kütlesi (kas miktarı ve kütlesi) azalır, yağ dokusu artar ve bunlara bağlı olarak yürüyüş ve denge sorunları yaşanır, düşme ve kırık riskleri artar. Kemiklerden kalsiyum geri çekilmeye başlar ve osteopeni, osteoporoz riskleri yükselir. Kadınların yaşlılık döneminde, yarısı menapoz sonrası ilk 5 yılda olmak üzere toplam iskelet kalsiyum miktarlarının % 40’ ını kaybederler. Vücuttaki su yüzdesi azalmaya başlar ve susama hissinin de azalması sonucu vücuttaki su miktarı azalır. Buna ek olarak azalan tükürük salgısı ağız kuruluğuna, yiyecekleri yutma güçlüğüne ve iştahsızlığa neden olur. Diş sayısının azalması ve takma diş kullanımı da besinlerin parçalanması ve çiğnenmesinde zorlanmalar görülür, sonucunda besin alımı engellenir. Yiyeceklerin geç hazmedilmesi de uzun süre tokluk hissi yaratır ve yetersiz besin alımı görülmeye başlanır. Sindirim sistemindeki enzimlerin aktivitesinde ve miktarındaki azalma sonucu da kalsiyum, demir, B12 vitamini ve folik asit yetersizlikleri ön plana çıkar, kansızlık ve sinir sistemi hastalıkları riskini arttırır. Safra enzimlerinin de azalması sonucu yağ sindiriminde sorunlar, yağda eriyen vitaminlerin (A, D, E, K vitaminleri) emilimleri azalır. Bağırsak fonksiyonlarının azalmasından dolayı besinlerin emilimi ve kullanılabilirliği azalır. Yetersiz beslenme ve vitamin-mineral eksiklikleri sonucu bağışıklık sistemi zayıflar. Tüketilen besinlerin azalması ve fiziksel aktivitenin yetersiz olması sonucu da bazal metabolizma hızı (BMH) azalır, kalori gereksinimi düşer.  Ayrıca yaşla birlikte sinir hücrelerinde kayıplar sonucunda bilgi depolama, anımsama gibi bilişsel fonksiyonlar azalır, bunama ve depresyon görülme sıklığı artar. Yaşlılık döneminde enerji gereksinmesinin azalması, vücut direncinin azalması, hareket kısıtlılığı, kronik hastalıkların görülme sıklığının artması gibi nedenlerle vitamin ve minerallere olan ihtiyaç artar. Vitamin ve mineral yetersizliği akut ve kronik hastalıkların seyrini etkiler, ağırlaştırarak ölümlere neden olabilir

Yaşlılarda beslenme şekli belirtilen değişikliklere göre ayarlanmalıdır. Kişinin o anki sağlık durumu, kronik hastalıkları, yaşı, ihtiyaçları, cinsiyeti, sosyo-ekonomik düzeyi, psikolojik durumu, fiziksel aktivite durumu ve kullandığı ilaçlar beslenme planının oluşturulmasında temel kriterlerdir.

Yaşlılık Döneminde Beslenmede Yapılması Gerekenler:

. Her öğünde besin çeşitliliği sağlanmalıdır. 4 besin grubu (süt, et, ekmek, meyve-sebze grupları) öğünlerde olmalıdır.

. İştahsızlığın önüne geçebilmek ve bağışıklık sistemini yüksek tutmak için miktarı az, içeriği zengin ve yeterli yiyecekler tüketilmelidir; komposto (az şekerli), hoşaf, ev yapımı meyve suyları, çorbalar, sütlü tatlılar vs.

. Günlük karbonhidrat alımı ortalama olarak % 60 oranında olmalıdır. Karbonhidrat kaynakları olarak en çok; tahıllar, kepeği ayrılmamış tahıl unları ve ürünleri, kuru baklagiller, sebze ve meyveler tüketilmelidir.

. Zayıflayan kas kütlesi ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ortalama 1 g/kg protein tüketilmesi önerilir. Protein daha çok; yağsız et türleri (kırmızı et, tavuk, balık, hindi vs.), yumurta, az yağlı peynirler, az yağlı süt ve ürünlerinden temin edilmelidir. Böbrek rahatsızlığı olan kişiler bu genellemeye girmemektedir.

. Yağ kütlesinin yaşla birlikte artmasına bağlı olarak yağ ihtiyacı da günlük enerjinin % 25’ i kadar olmalıdır. Hastalık nedeniyle herhangi bir kısıtlamanın olmadığı durumlarda günlük ortalama olarak 35-40 gram yağ tüketimi yeterlidir. Oda sıcaklığında katı olan yağlardan uzak durulmalıdır. Yağ tüketiminin % 50’ si bitkisel sıvı yağlardan %50’ si de zeytinyağından sağlanmalıdır. Ayrıca etli yemeklere yağ konmamalı, etlerin derileri tüketilmemelidir.

. Hem bağışıklık sistemini güçlendirmek adına hem de kalp damar hastalıkları, kolesterol, diyabet, osteoporoz, hipertansiyon gibi hastalıkları önlemek veya tedavi etmek amacıyla omega 3 yağ asitleri beslenmeyle yeterli miktarda alınmalıdır. Bunun için haftada 2-3 kere derin deniz balıkları tüketilmeli veya diğer omega 3 yağ asitleri kaynaklarından (ceviz, yeşil yapraklı sebzeler, keten tohumu vs.) faydalanılmalıdır.

. Günlük 25-30 gram posa tüketilmelidir. Sebze ve meyve miktarının artırılması, kuru baklagil ve kepekli tahıl ürünlerinin tüketimi( yulaf, çavdar, bulgur, kepekli ekmek) ile bu miktar sağlanabilir. Böylece barsak hareketlerinin artırılması ve kabızlığın önlenmesi, kan şekerinin düzenlenmesi ve şeker hastalığından korunma, kan kolesterolünün düşürülmesi ve buna bağlı olarak kalp-damar hastalıklarının önlenmesi, şişmanlığın önlenmesi ve barsak kanserinden korunma sağlanır.

. Günde en az 8-10 bardak su tüketilmelidir. Yaşlılarda susama hissinin azalması göz önüne alınarak mutlaka su içmeleri hatırlatılmalıdır.

. Hipertansiyon, osteoporoz, diyabet gibi hastalıkları önlemek için günlük tuz tüketimi 6 gramın üzerine çıkmamalıdır. Salamura ürünler, salça, turşu, konserve gibi sodyum içeriği yüksek besinlerden de uzak durulmalıdır.

. Yaşlıların psikolojileri göz önüne alınarak daha çok sulu yemekler yedirilmeli, beslenmede kısıtlamaya çok gidilmemelidir.

. Fiziksel aktivite olabildiğince yapılmalı veya düzenli şekilde sağlanmalıdır.

. Ortalama 3 ana 3 ara öğün tüketilmelidir, böylece sindirim güçlükleri önlenir, beslenme yetersizliklerinin önüne geçilir.

. Kızartma ve kavurma gibi pişirme yöntemleri yerine buğulama, ızgara, haşlama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.

. Yağlı besinlerden, abur cuburdan, rafine şekerden, şekerli besinlerden, hamurlu tatlılardan, hazır meyve sularından, alkolden ve sigaradan uzak durulmalıdır.

14 MART TIP BAYRAMI KUTLAMA MESAJI

Sağlıklı toplum olabilme yolunda var gücüyle çalışan, insanlığa nitelikli yaşam sunmayı amaç edinen hekimlerimizin ve sağlık hizmetlerinin her alanında fedakarca çalışan tüm sağlık personelinin 14 Mart Tıp Bayramını kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz.

site resim

NUTRA SYSTEM

http://www.nutrasystem.com.tr

BUZ LAZER EPİLASYON ORTALAMA KAÇ SEANS SÜRER?

Kıllarımız vücudumuzda 3 ayrı safhada bulunur. Vücut yüzeyinde görünen kıllarımızın haricinde cildimizin altında değişik evrelerde bulunan kıllar mevcuttur. Lazer epilasyon tedavisi kıl rengi, deri rengi, yaş gibi faktörlere bağlı olarak vücut bölgesinde 6-10, yüzde 10 ve üzeri seansda tamamlanmakta olup, kişiye bitme garantisi verilmez.
Seans aralıkları ise vücut kıl döngüsü ile ilgili olarak 4-6 hafta aralıklı olmalıdır.Lazer epilasyon işleminden bölge kozmetiklerden arındırılır. Bölgedeki kılları kişi kısaltabilir. Kısaltma işlemimi bir gün önceden yapabilir. Lazer epilasyon seansında yöntem buzlu çalışıldığından ağrı genelde minimaldir.

http://www.nutrasystem.com.tr/?title=diode_utuleme_buz_lazer_epilasyon&m=Sayfalar&id=16&ek=32&m_id=45