Sağlıklı Zayıflama ve Beslenme – Metabolic Balance – Lazer Epilasyon (Alexandrite Lazer ve Soprano Diod Ütüleme Buz Lazer) – Bölgesel İncelme (Vellashape-Radyofrekans-Kavitasyon-Carboksiterapi-Mezoterapi)- Antiaging (Botoks-Dolgu-İple Yüz ve Boyun Germe-Işık Dolgusu-Kalıcı Makyaj-Medikal Cilt Bakımı-Kimyasal Peeling-Saç Mezoterapisi-Dermaroller)

Archive for Şubat, 2017

Boza

Zengin karbonhidrat, protein ve B vitaminlerinin yanı sıra birçok besin öğesini içerdiğinden, besleyici özelliği nedeniyle ‘sıvı ekmek’ olarak anılan boza, içerdiği aktif mayalar sayesinde probiyotik etkisi bulunan bir içecektir ve bu sayede bağırsak faaliyetlerini düzenler. Bozanın mayalanması sırasında ürettiği laktik asidin hazmı kolaylaştırıcı etkisi var. Zengin vitamin, mineral içeriği ve süt yapıcı özelliği nedeniyle emziren anneler tarafından özellikle tercih edilmelidir. Sinirleri yatıştırıcı özelliği de olan boza; darı, su, şekerden oluşur, bu yüzden kalorisi çok da masum değildir. Ortalama 1 bardak boza, 1 kase sütlü tatlı kalorisine eşdeğerdir. Bu yüzden tüketim sıklığı ve miktarına dikkat edilmelidir. Büyüme çağındaki çocuklar, gençler, hamileler, emziren anneler, sporcular ve kilo almak isteyenler için iyi bir enerji kaynağı oluşturur. Fazla kilosu olan kişilerin ise boza tüketirken 1 çay  bardağını geçmemeleri ve ara öğün yerine tüketmeleri gerekir. Soğuk olarak ve üzerine tarçın serperek içmeniz önerilir.

http://www.nutrasystem.com.tr/

Reklamlar

Metabolic Balance | İzmir Temsilcisi | Nutra System Alsancak

Metabolic Balance ile Sağlıklı Beslenme Programı
NUTRA SYSTEM | Alsancak Polikliniği | Temsilci
 
Vücutta yağ artışı(kilo artışı) dolayısıyla obezite, günümüzün en önemli sağlık problemlerinden bir tanesidir,modern yaşam koşulları ve çalışma şartlarının etkisiyle ,beslenme de yanlış gıdaların seçilmesi dolayısıyla vücut gerekli besinleri alamaz ve buna bağlı olarak metabolizma ve hormon dengesizlikleri meydana gelir. Doğal ve dengeli bir metabolizma vücudun bütün fonksiyonlarının muntazam olarak seyir etmesi için bir esas teşkil eder.
 
Günümüzün yaşam şartları ve beslenme tarzı karbonhidrat ağırlıklıdır.gerekli olan yeterli proteini , kaliteli yağ,vitamin ve mineralleri içermez.bu tarz bir beslenme şeklinde vücudumuzda insülin hormonu artar,bu artış zamanla insülin direncine yol açarak,vücudumuzun metabolizmasını ve hormon dengesini alt üst ederek hem obezite’ye hemde diabet,tansiyon,çeşitli kalp hastalıkları ve daha bir çok hastalığa yol açar.
 
İnsülin direnci meydana gelince vücudumuzda bir çok hormonun salgılanma düzeni ve şekli değişir,ayrıca artan yağ dokusundan da çeşitli hormonların salgılanması buna eklenince metabolik sendrom adlandırdığımız durum ortaya çıkar.
 
Metabolik sendrom nedir?
Göbek çevresi yağlanma ile karakterize obezite,kan yağlarında yükseklik,hipertansiyon ve koroner arter hastalığı ile giden kişinin yaşam süresini ve kalitesini etkileyen bir durumdur. bu obezite durumu da diyabet, karaciğer yağlanması, kalp krizi, gut, felç, alzheimer,artrit,kanser,polikistik over sendromu,kadınlarda adet düzensizliği ve erkeklerde ereksiyon problemleri gibi bir çok cinsel fonksiyon bozukluğu gibi çok sayıda sağlık problemlerine neden olur.
 
Yanlış beslenme sonucu vücudumuzda ortaya çıkan insülin direnci ve sonra da buna ilave olan leptin direncini önlemek ve metabolizmamızı düzenlemek için sağlıklı beslenme ve yaşam alışkanlıklarının kazandırılması konusunda çalışan doktorlar,beslenme uzmanları ve mühendisler metabolic balance programını geliştirmişlerdir. Metabolic Balance programı 2002 yılından beri dünyada 35’in üzerinde ülkede uygulanmaktadır.
 
Metabolic Balance nedir?
Metabolic Balance ;kilo düzenleyici bir metabolizma programıdır. bu program kişiye özeldir ve kişinin güncel laboratuar tahlilleri ve sağlık durumunun gözden geçirilmesinden sonra metabolizma durumu ve ihtiyaçları doğrultusunda bu konu da eğitim almış bir doktor tarafından uygulanır.
 
Metabolic Balance nasıl etki eder?
Metabolic balance’ın temeli insülini denge de tutmak,patolojik artışını ve insülin direnci oluşumunu engellemek.metabolic balance’ programı kişi metabolizmasının ihtiyacı olan besinleri belirler,kişinin beslenme şeklini ve gerekli olan öğünlerini belirler,vücuda gerekli vitamin ve mineralleri sağlayıp,insülinin dengeli salgılanmasını,enzim ve hormonların dengesini sağlayarak kişinin sağlıklı bir metabolizmaya sahip olmasını temin eder.kişi neyle ve nasıl beslenmesi gerektiğini kolay kurallara göre öğrendiği için kilosu kontrol altında kalır ve yeni metabolik dengesi(balance) oluşur.program çok kolay uygulanır ve etkisini sürekli muhafaza eder.
 
Metabolic Balance bize sağladığı net yararlar nelerdir?
1-Kilo verme: kişi doğal yolla sağlıklı beslenerek ve zararlı zayıflama ilaçlarına başvurmadan fazla kilolarından kurtulup ideal kilosunu sürekl muhafaza eder.
2-Kilo alma: çok zayıfsanız ve ideal kilonuzun altındaysanız metabolic balance programıyla kilo alıp ideal kilonuza kavuşabilirsiniz.
3-İnsülin direnci ve metabolik sendromun düzeltilmesi ve dolayısıyla bir çok hayatı tehdit eden hastalıktan korunmak.
4-Güzel cilt görünümü
5-Programla kavuştuğunuz ideal kilonun sürekli korunabilmesi: ve böylece diğer zayıflama diyet programlarındaki gibi hızla kilo verip diyeti bırakınca vermiş olduğunuz kiloları hızla fazlasıyla almazsınız.
 
Program ne kadar sürer?
Program 4 aşamadan oluşur
1.ci aşama hazırlık dönemi,bu dönem 2 gün sürer ve detoksikasyon dönemi olarak kabul edilir.
2.ci aşama ise sıkı dönem olarak adlandırılır ve en az 14 gün sürer,bu dönem yağsız dönemdir ve kişi her istediğini yiyemiyor.
3.cü aşama rahat dönemi olarak adlandırılır ve beslenme programına ilave besinler ve yağ eklenir.
4.cü aşama koruma dönemidir,bu dönemde kişi metabolic balance’ın yaşam ve beslenme temellerini kazanmış olur ve hayat boyu ideal kilosunu korur.
 
Program nasıl uygulanıyor?
Hazırlık döneminde tahliller yapılıyor ve beslenme programı çıkartılıyor.sıkı dönemde programa uyulduğunda değişiklik gözlenebiliyor,rahat dönemde daha önce izin verilmeyen besinlere izin veriliyor,koruma döneminde ise beslenme ve hareketlerdeki değişimler ön plana çıkıyor.
 
Günde kaç öğün yemeli?
Metabolic Balance’ın en önemli temellerinden biri; günde 3 öğün yemeli,öğünler arasında 5 saat ara olmalı.yani metabolic balance’ta az az sık sık yeme prensibi ve ara öğünler kesinlikle geçerli değildir.
 
Hastalıkları iyileştirebiliyor mu?
Metabolic Balance’ın böyle bir iddiası yoktur ama bu program metabolik sendrom denilen diabet 2,tansiyon ve hormon sorunlarına oldukça iyi geliyor ve program sırasında bir çok hasta ilaçlarını bırakabiliyor.polikistik overli ve adet düzensizliği olan kadınlarda oldukça iyi sonuçlar vermektedir.
 
Program kimlere uygulanmaz?
Hamilelere,epilepsi hastalarına ve böbrek rahatsızlığı olanlara bu program uygulanmaz.
 
Spor öneriliyor mu?
Kişi programın bütün aşamalarında yürüyüş yapabilir,ama ağır sporları ancak programın 3.cü aşamasından sonra öneriyoruz,çünkü sporda vücut karbonhidrat yakar,ama bizim ilk etapta amacımız yağ yakmaktır. yağ en çok uyku da yanar,onun için en az 8 saat uyku öneriyoruz.
 
 

İkisi Bir Arada…Tahin ve Pekmez

Şekerden önce, Türk tatlılarının vazgeçilmezleri arasında yer alan tahin ve pekmez, binlerce yıldır beslenme kültürümüzün ve damak zevkimizin en önemli tatlı besinlerinden biri haline geldi. Tahin, hücreleri yenileyerek gençlik kaynağı olmaktan antidepresan görevine kadar pek çok özelliğe sahipken, pekmez ise enerji sağlaması, kemik gelişimi ve sağlığına olan yararı, kan yapıcı özellikleri ile öne çıkmakta.

nutra-system-pekmez-tahin

Tahin, susamın ezilmesi ve kavrulması ile elde edilen susam yağıdır. İçerisindeki yağ miktarı yüksek gibi görünse de 16 g’ın sadece 2 g’ı doymuş yağlardan oluşmaktadır. Kalan kısmı kalp sağlığı açısından da olumlu etkileri ile bilinen doymamış yağlardan oluşmaktadır. İçerdiği doymamış yağlar kalp sağlığını korurken, kalsiyum ve magnezyum da kan basıncının düşürülmesine yardımcı olur. 2 yemek kaşığı tahin yetişkin bir bireyin B1 vitamini ihtiyacının % 30’unu, magnezyum ihtiyacının % 24’ünü, fosfor ihtiyacının % 22’sini, demir ihtiyacının % 14’ünü, kalsiyum ihtiyacının % 12’sini karşılamaktadır. Yüksek miktarda B vitamini içeriğinden dolayı sinir sistemi üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır. Yorgunluk, halsizlik, sinir hali gibi durumlarda tahinin olumlu etkisi bulunmaktadır.

Susam içerdiği sesamin ve sesamol gibi lignanlar sayesinde kolesterol düşürücü etkiye sahip olduğu gösterilmiştir. Aynı besin öğelerinin varlığı susamın kendisi için de geçerlidir. Ancak dış kabuğu nedeniyle vücut tarafından emilimi daha zordur. Tahin olarak tüketilmesi bu nedenle de avantajlıdır.

Tahinin hücreleri yenileme ve yara iyileşmesi üzerinde de olumlu etkileri bulunmaktadır.

Pekmez, içerisinde ticari glikoz katılmadığı ve katkısız olduğu sürece beslenmede ölçülü tüketilmek kaydıyla bulunması önemlidir. Saf şeker sadece basit karbonhidrat içerir, vitamin mineral içermez. Pekmez saf şekerden daha düşük enerji içermekle birlikte besin değeri oldukça zengin bir tatlıdır. Pekmez; kalsiyum, demir, fosfor, potasyum, sodyum, bakır ve magnezyum minerallerini içerir. Pekmezde ayrıca B grubu vitaminlerinden B1, B2 ve niasin bulunmaktadır.

Köy, kasaba gibi yerlerde pekmez üretimi geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. Burada düşük sıcaklıklarda uzun süre yapılan ısıtmalarda hidroksi metil furfural (HMF) seviyesi düşük olurken, kısa sürede ürün elde etmek için yüksek sıcaklıklarda ısıtılan pekmez üretimlerinde yüksek HMF değerlerine ulaşılmaktadır.

Yapılan araştırmalar HMF’nin yüksek dozda alınmasıyla, üst solunum, göz, deri ve mukozayı tahriş edebileceğini söylemektedir. Bunun dışında genotoksik etkisi olan bu bileşen, DNA üzerinde baz ve şeker modifikasyonu, tek çift zincir kırıkları, DNA protein çapraz bağlanması gibi lezyonlara sebep olup hasara yol açmaktadır. HMF üzerine yapılan başka bir çalışmada da, fazla miktarda tüketimle beraber tümör oluşum riskini arttırdığı gözlenmiştir.

Modern yöntemde pişirme işlemi vakum altında yapılmalıdır. Bu pekmezlerde yanma daha az olduğundan karemelizasyon da daha düşük düzeyde veya tamamen ortadan kalkmaktadır. Önerilen yöntem de budur. HMF’nin yüksek olması pekmezin çeşidine göre değil, üretim tekniğine göre değişim göstermektedir.

HMF, sadece pekmezde değil, üretimleri doğru yapılmayan bal, reçel gibi karbonhidrat yönünden zengin ürünlerde de sorun olarak karşımıza çıkabilmektedir. Ayrıca yine sizin de pekmez, bal gibi ürünleri pişirmemeniz veya yüksek ısıdaki süt vb. besinlere eklememeniz gerekmektedir.  

Tahin ve pekmez’i tek tek mi yoksa birlikte mi tüketildiğinde daha faydalıdır?

Tahin ve pekmez tek tek tüketildiğinde oldukça sağlıklı olmasının yanında; birlikte tüketildiğinde de besin değeri açısından oldukça doğru bir ikilidir.

Tahin ve pekmezi tüketirken dikkat etmesi gereken kişiler kimlerdir?

Diyabet ve hipoglisemisi olan bireyler: Şeker hastalarının pekmez tüketimlerini sınırlamaları gerekir. Bu da diyabet hastalığında yaşanan şeker dengesi hassasiyetinden dolayıdır.

Fazla kilolu ve Obez kişiler: Tahin pekmez yüksek miktarda enerji içerdiğinden fazla tüketildiğinde kilo alımına yardımcı olabilmektedir. Bu yüzden kilosuna dikkat eden, fazla kilosu olan bireylerin uygun miktar ve sıklıkta tüketmesini tavsiye ediyorum. Obez bireyler, her besinde olduğu gibi tahin pekmezi de miktar kontrollü tüketmelidirler.

Dumping sendromlu bireylerde: Kana hızlı karışması özelliğinden dolayı çok özel beslenmeyi gerektiren “dumping sendromu” gibi durumlar için de tüketimi sınırlandırılmalıdır.

 

http://www.nutrasystem.com.tr/